Arama
Andante Sayı 108
Kategori DERGİ/Andante
Firma Andante
Basım Yeri ve Tarihi Ekim 2015
Tanıtımlar Ülke olarak geçtiğimiz aylarda zor günler geçirdik. Ardı ardına gelen şehit haberleri, siyasi ortamın çalkantılarıyla birleşince herkesin yaşamını derinden etkileyen bir huzursuzluğun içinde debelenip durduk. Bu satırları yazdığım Eylül ayı sonunda terör belasını biraz olsun başımızdan savuşturabilmiştik ama 1 Kasım seçimlerine doğru giden Türkiye’de toplumsal barış ortamına hala ulaşabilmiş değiliz. Bu sıkıntılı süreçten sanat da nasibini aldı. Geçmiş yıllarda bu konuda yaşadığımız sayısız örnek hafızalarımızdaki yerini korurken almaması da düşünülemezdi elbet de. İptallerin ardı arkası kesilmedi. Terörü ve şehit edilen askerlerimizi gerekçe göstererek sanat etkinliği iptal etme yoluna gidenlerin hepsi de devlet kurumuydu.

Bu sayımızın kapağını onurlandıran anıtsal piyanistimiz İdil Biret’in vereceği konserin iptal edildiği haberinin şaşkınlığını üzerimizden atamadan ondan çok daha şaşırtıcı bir haberle sarsıldık. İstanbul’un klasik müzik yaşamının yükünü çeken en önemli mekanlardan biri olan CRR Konser Salonu yönetimi, ülkemizde geçtiğimiz aylarda vuku bulan elim terör olayları ve şehit olan askerlerimizi gerekçe gösterip Ekim ayı programını iptal ettiğini duyurmuştu. Kimse bir anlam veremedi bu iptal kararına. Neden Eylül ayı ortasında Ekim ayının konserlerinin iptal edildiği duyuruluyordu? Ekim ayında ne olup biteceğini kimse doğal olarak önceden bilemeyeceğine göre, bu tehir edilmiş iptal kararının anlamı neydi? Denilebilir ki, CRR Eylül değil Ekim ayında perde açtığı için etkinlik iptali de ancak Ekim ayında yürürlüğe girebilirdi. İyi ama bu, CRR konserlerinin neden iptal edildiğini yine de açıklamıyor.

Üzerine çok yazılıp çizildi. Özellikle ülkenin her köşesinde sayısız eğlence programının cirit attığı bir ortamda, klasik müzik, caz gibi ciddi sanat müziklerinin icra edildiği bir konser salonunun bir ay sonraki programının terör bahanesiyle iptal edilmesinin saçmalığı üzerine çokça kalem oynatıldı, ama nafileydi. Egemenlerin ağzından söz çıkmıştı bir kere. CRR Konser Salonu gibi 1990’lu yıllarda sahip olduğu seçkinliğini ve saygınlığını son yıllardaki ataklarıyla yeniden elde etme yoluna giren ama maalesef hala izleyici sorunu çeken bir konser salonu şu son alınan kararla birlikte hiç hak etmediği bir darbe yedi. Hak etmediği diyorum çünkü salonun genel sanat yönetmeni Ozan Binici’nin bu kararın arkasında olmadığına, hatta kendisi dışında alındığına kesin gözüyle bakabileceğimiz bu kararı içi cız ederek kamuoyuna duyurduğuna adım gibi eminim.

Bu talihsiz kararın, CRR’nin bağlı olduğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi, hatta muhtemelen onların da üzerindeki birtakım merciler tarafından alınmış olduğu su götürmez bir gerçek. İptal kararının arkasında birtakım güçlü söylentiler olduğu bilgisini de bu arada aktaralım. 1 Kasım seçimleri için kaynak yaratma peşine düşen hükümetin AKP’li belediyelerin kaynaklarına el attığı, bu durumun da belediyelerin sanat faaliyetlerini baltaladığı ve CRR örneğindeki gibi etkinlik iptallerine yol açtığı yönündeki haber ne kadar doğrudur bilinmez ama terör ve şehitler gerekçesiyle neden bir sonraki ayın konserlerinin iptal edildiği sorusuna mantıklı bir yanıt bulamadığımız takdirde bu gerekçeyi de ciddiye almak durumundayız demektir.

Gerekçenin seçim değil de, resmi olarak duyurulduğu üzere, terör ve şehitler olduğunu kabul edelim. Öncelikle şu gerçeğin altını çizelim: Elbette yaşadığımız acının tarifi mümkün değil. Ateş o kadar yoğun ki, sadece düştüğü yeri değil artık tüm ülkeyi ve ülkede yaşayan herkesi yakıyor. Ama bu ülke için şehit düşen askerleri anmanın tek yolunun sanat etkinliklerini iptal etmekten geçmediğini artık haykırmalıyız. Sanatın, sanat müziğinin eğlence ile aynı anlamda görüldüğü bir kültürü benimsemiş kişilere günümüzün bu basit gerçeğini anlatmak şüphesiz ki kolay değildir. İşin kötüsü, böyle düşünenler bugün yönetici kesimi teşkil ediyor.

Biz yine de böyle düşünen insanlara, geçmişteki savaşlar sırasında Batıda ve Rusya’da müziğin, sanatın hiç susmadığını, Bosna savaşı sırasında Saraybosna’da çellosuyla Bach çalan çellistin nasıl da umudun timsali olduğunu, sanatın, tüm zorlu koşullarda acılara göğüs germekte, acıları anlamlandırabilmek ve üstesinden gelebilmekte ilaç yerine, sakinleştirici niyetine kullanıldığını, bireylere ve halklara dayanma gücü verdiğini söylememiz gerekiyor, hem de hiç yılmadan, usanmadan...

Serhan Bali
Format 1 DERGİ
Yorumlarınız
Yorum yazmak için lütfen üye olun
Fiyatı 10,00 TL (KDV Dahil)
 
Lütfen Kullanıcı Girişi Yapınız
Kullanıcı Girişi
- Yeni Üye Ol
- Şifremi Unuttum
Beni Hatırla
   
Gizlilik İlkesi & Yardım
Mikrop Gramofon
Akçaağaç Sokak No:1/1A Acıbadem/İstanbul
Tel : +90 216 545 0386
GSM : +90 532 343 9328
Fax : +90 216 326 3920
Email : info@mikropgramofon.com

(C) Tüm Hakları saklıdır. 2005, Mikrop Gramofon
Designed by Kalmera.net
Trusted SSL Certificate