Arama
Andante Sayı 104
Kategori DERGİ/Andante
Firma Andante
Basım Yeri ve Tarihi Haziran 2015
Tanıtımlar Mayıs sayısındaki editör yazımda genel seçimlere az bir süre kaldığından bahsetmiş, siyaset alanında pek çok gelişmeye gebe olması beklenen bu seferki seçimin aynı zamanda sanat alanında da taşları yerinden oynatabileceğine vurgu yapmıştım. Dergimizi elinizde tuttuğunuz sırada seçim sonuçları açıklanacak ve Türkiye’yi önümüzdeki dönemde yönetecek kadrolar belli olacak. Bu kadroların, sanatın ve sanatçının önemini ve değerini kavramış, sanatı Batı ve Doğu şeklinde yüzeysel kamplara ayırmayıp, kıstaslarını ideolojiden değil sadece nitelikten yana oluşturan, rövanşist duyguların ve önyargıların esiri olmamış, aydınlık zihne ve ruha sahip yöneticilerden oluşmasını temenni ediyoruz.

Maalesef Türkiye’de sanat alanında devlete bağlı sahne ve eğitim kurumlarının eksikleri çok. Bu kurumları çağdaş bir yapıya kavuşturmak yolunda almamız gereken epeyi yol var. Bu sayıda hazırladığımız kapak dosyasında müzik dünyamızın alanlarında deneyimli birkaç ismine, eksiklerimiz nelerdir, daha iyiye sahip olmak için neler yapmalıyız, gibi birtakım sorular sorduk. Yaşamını piyanist olarak Paris’te sürdüren ve Türkiye’nin içinde bulunduğu durumla ülkemiz sınırları dahilinde yaşayan nice meslektaşından daha fazla ilgilenen arkadaşımız Güray Başol’un hazırladığı dosyayı ilgiyle okuyacağınızı umarım.

Devlete bağlı sahne sanatları kurumlarının üzerindeki kara bulutlar henüz dağılmış değil. Peki ya, özel sermayeyle işletilen sahne sanatları ve eğitim kurumlarımız ne alemde? Bu sayıda işlediğimiz haberler ve köşe yazılarında örneklerini göreceğiniz üzere, bu statüdeki kurumlarımız dur durak bilmeden başarıdan başarıya koşuyorlar. Özel sermaye veya daha çok vakıflar tarafından düzenlenen festivaller, kurulan müzik okulları, senfoni orkestraları, hazırladıkları görkemli programlarla ülkemizde bu alanda ulaşılan profesyonelliği ve kaliteyi temsil ediyorlar.

İktidarın son yıllarda billurlaştırdığı politikasının, sahne sanatları alanındaki patronajını kaldırarak, orkestraları operaları, koroları başta olmak üzere tüm sanat kurumlarını lağvedip bunları özel sermayeye devretmek olduğunu artık biliyoruz. TÜSAK yasa tasarısı adlı ucube ile simgeleşen bu tutumun ülkemizin 90 yıl içinde oluşturduğu sanatsal birikime ne kadar büyük bir darbe vuracağını, hatta Devlet Sanatçımız İdil Biret’in yerinde tespitiyle, Türkiye’yi kısa bir süre sonra sanat ithal eden körfez şeyhliklerinin durumuna düşüreceğini rahatlıkla öngörebiliyoruz.

Toplumun tüm kesimlerinin sanata ulaşabilmesini, sanat alanında fırsat eşitliği ilkesini rafa kaldıracak, sanatı ülkemizde sadece azınlığın tüketim nesnesine dönüştürecek, nice yoksunluğun yaşandığı yıllarda fitili ateşlenip bugün iftihar vesilemize dönüşen opera-bale gibi her daim yoğun desteğe gereksinim duyan sahne sanatlarının bu topraklarda ölmesine neden olacak bu ucube yasa tasarısına dün olduğu gibi bugün de tüm gücümüzle karşıyız ve karşı çıkmaya da devam edeceğiz.

Temel hedefimiz, her biri geleneğe sahip sanat kurumlarımızı çökertmeden, onları tüm kapsamlı revizyonlardan akılcı yöntemlerle geçirdikten sonra, dünyadaki benzeri kurumlarla rekabet eder hale getirmek olmalıdır.

Serhan Bali
Format 1 DERGİ
Yorumlarınız
Yorum yazmak için lütfen üye olun
Fiyatı 8,00 TL (KDV Dahil)
 
Lütfen Kullanıcı Girişi Yapınız
Kullanıcı Girişi
- Yeni Üye Ol
- Şifremi Unuttum
Beni Hatırla
   
Gizlilik İlkesi & Yardım
Mikrop Gramofon
Akçaağaç Sokak No:1/1A Acıbadem/İstanbul
Tel : +90 216 545 0386
GSM : +90 532 343 9328
Fax : +90 216 326 3920
Email : info@mikropgramofon.com

(C) Tüm Hakları saklıdır. 2005, Mikrop Gramofon
Designed by Kalmera.net
Trusted SSL Certificate