Arama
Andante Sayı 87
Kategori DERGİ/Andante
Firma Andante
Tanıtımlar Değerli okurlarım, kısa bir aranın ardından yeniden merhaba. Sevgili dostum Ahu Ünalp’in geçen sayıda bu köşede aktardığı gibi, sizlerden yayın yönetmeni sıfatıyla uzak olduğum dönemde klasik müziğin başka alanlarında faaliyet göstermeye gayret ettim. Ama pek çoğunuz da biliyor ki, aslında Andante’den hiçbir zaman kopmadım. Sevgili Ahu’yla birlikte kararını verdiğimiz içeriklerin takibi, röportaj ve makalelerle dergiye katkıda bulunma, matbaa öncesi son kontroller, reklamlar ve abonelikler peşinde koşturmak derken, Andante’mizle hep iç içeydim aslında.

Fakat, Aralık ayı boyunca kamuoyunda çeşitli biçimlerde işlemeye çalıştığımız üzere, yayın dünyasındaki olumsuz koşullar yüzünden Andante’yi yaşatmanın günden güne güçleşmesi gerçeğiyle karşı karşıyayız. Dünyada ve ülkemizde ağırlaşan ekonomik koşullar Andante gibi, hiçbir grubun şemsiyesi altında olmayan, tamamen bağımsız bir klasik müzik dergisinin bu kalitede ve aylık periyotta yayımlanabilmesini her geçen gün zorlaştırıyor. Her sayıyı çıkartabilmek için ihtiyaç duyduğumuz asgari reklam miktarını temin etmekte artık güçlük çekiyoruz. Giderlerimiz artıyor, tüm sektörlerde (ama özellikle kültür-sanat alanında) dergilere giden reklamlar günden güne azalıyor, firmalar reklam politikalarını daha da sertleştiriyor. O yüzden, Ahu’nun da altını çizdiği gibi, bir reorganizasyona giderek, bu zor dönemde, her birimizin dergiye en fazla katkıda bulunabileceği pozisyonu almasına karar verdik.

Geçen sayımızın kapağını açtığınızda karşınıza çıkan bilgi notunda yazdığı gibi, Andante’yi, içinde bulunduğumuz sıkıntıyı aşana kadar, piyasada satışa sunmayıp sadece abone olanlara kargo yoluyla göndereceğiz. Bu yolla, baskı giderlerimizi düşürmeyi ve ayrıca okurlarımızı abone olmaya teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Abone olarak dergiye kesintisiz katkıda bulunmuş oluyorsunuz. Yıl içinde rastladıkça birkaç sayı değil, 12 sayı birden almanız, Andante’ye önemli bir katkı sağlamanız demek. Keşke sadece okur talebiyle ayakta kalabilen bir dergi olsaydık. Ama ülkemizin nüfusuna oranlandığında çok küçük bir klasik müzik camiasına sahip olduğumuz gerçeği, bizi reklam gelirine muhtaç bırakıyor. Tam da bu noktada, çevrenizde Andante’ye reklam verebileceğine inandığınız firmalardan bizleri haberdar etmenizi istemekle umarım çok talepkar olmam.

İş dönüp dolaşıp şu gerçeğe geliyor: Ya Andante’yi o alıştığınız düzeyini düşürmeden, bu kalitede sizlere ulaştırmaya devam edeceğiz ya da bu işten vazgeçeceğiz. Bu sözlerimi ümitsizlik olarak algılamayın lütfen, ama gerçeği olanca çıplaklığıyla sizlerle paylaşmam gerektiğine inanıyorum. Andante ekibi olarak, bu dergiyi yaşatmak için elimizden gelen ne varsa yapmaya hazır olduğumuzu bilmenizi isterim. Okurlarımızın sadakati, verdikleri destek bizim için çok önemli. Her birinize karşı kendimizi eşit derecede sorumlu hissediyor ve bu bilinçle Andante’yi yaşatmanın önemini idrak ediyoruz.

TÜSAK Dosyası

Türkiye Sanat Kurumu, namı diğer TÜSAK... Bugüne kadar özellikle Radikal gazetesindeki köşemde kaleme aldığım yazılarda sanat kamuoyunu bu konuda aydınlatmaya çalıştım. Sadece bu işle yakından ilgilenen bir avuç insanın tanıdığı İngiliz Sanat Konseyi (ACE) bir anda Türkiye’nin sanat ortamını önümüzdeki dönemde yeniden şekillendirecek kapsamlı bir revizyonun modeli olarak sunuldu. Neydi bu ACE ve Türkiye’de oluşturulacak TÜSAK adlı muadiline ne kadar benziyordu? Türkiye neden ACE gibi bir kuruma ihtiyaç duyuyordu? Melih Fereli’nin dosyamızda vurguladığı gibi, ACE benzeri bir kurum getirilmek isteniyorsa eğer, neden -sanki bir ön şartmış gibi- devlete bağlı sanat kurumlarının kapatılması yoluna gidiliyordu? Dosyamıza katkı sağlayan sanatçılarımızın nerdeyse tek ses halinde dile getirdiği üzere, yıllardır işleyişine dokunulmamış, sadece devletten kadro almayı bilmiş bu kurumlarda kapsamlı bir revizyon hareketi uygulanması neden düşünülmüyor da “özelleştirme” adı altında kapılarına kilit vurulmasına karar veriliyordu? Neden böylesine kapsamlı ve köktenci bir yasa, hiçbir sektör insanını, sanat yöneticisini muhatap almadan, Bakanlığın kapalı kapıları arkasında hazırlanıyordu? Kültür Bakanı Ömer Çelik’in bahsettiği “sanatı demokratik bir ortama kavuşturma”nın yolu, opera-bale sanatlarını ve senfoni orkestralarını bu ülkede tarihe gömmekten mi geçiyor? Ve belki de en gerekli soru: Hükümetin gerçek niyeti nedir Allah aşkına? İdeolojik bir tercihin kurbanı mı oluyoruz yoksa?

Bu soruların yanıtlarını 20 sayfalık TÜSAK dosyamızda bulabileceğinize inanıyorum. Türkiye’nin şu çalkantılı ortamında Hükümetin -tıpkı Gezi olayları sonrasında geri adım attığı gibi- TÜSAK yasa tasarısını meclis gündemine taşımayacağını düşünüyorum ama sanat kamuoyu atalete girmemeli. “Her şerden bir hayır doğar” demiş atalarımız. Bu yaşadıklarımız bizleri her zamankinden daha fazla özeleştiri yapmaya itmeli ve kurumlarımızın çok ihtiyaç duyduğu revizyonları yapmaya yöneltmeli. Çağdaş standartlara uyum sağlayamayan sanat kurumlarının uzun vadede ayakta kalabilmesi mümkün değil.

Andante’ye abone olun

Yazımı, “Andante’ye abone olun” çağrısı yaparak bitireyim. Dergimize abone olmak, internet sitemiz sayesinde artık çok daha kolay. www.andante.com.tr adresine tıkladığınızda üst çubukta yer alan “Dergimiz” linkine tıklayıp “Online abone olun” seçeneğini kullanarak ya da 0216 325 27 13 numaralı telefonumuzu iş saatleri içinde arayarak aboneliğinizi başlatabilirsiniz. Abone olan okurlarımıza seçkin bir klasik müzik CD kaydı armağan etmeyi sürdürüyoruz.

Tüm okurlarımızın 2014 yılını mutlu, huzurlu, sağlıklı ve sevdikleriyle birlikte geçirmelerini dilerim. Sanat kurumlarının kapatılmadığı, acil ihtiyacımız olan sanat alanındaki revizyonun gerçekleştirildiği, devletimizi yönetenlerin sanat kurumlarımız ve sanatçılarımızla iftihar etmeyi öğrendiği bir Türkiye’ye 2014 yılında kavuşmak dileğiyle...

Format 1 DERGİ
Yorumlarınız
Yorum yazmak için lütfen üye olun
Fiyatı 7,00 TL (KDV Dahil)
 
Lütfen Kullanıcı Girişi Yapınız
Kullanıcı Girişi
- Yeni Üye Ol
- Şifremi Unuttum
Beni Hatırla
   
Gizlilik İlkesi & Yardım
Mikrop Gramofon
Akçaağaç Sokak No:1/1A Acıbadem/İstanbul
Tel : +90 216 545 0386
GSM : +90 532 343 9328
Fax : +90 216 326 3920
Email : info@mikropgramofon.com

(C) Tüm Hakları saklıdır. 2005, Mikrop Gramofon
Designed by Kalmera.net
Trusted SSL Certificate